Bir Saniye Beni Dinler Misiniz? Bir Şey Söyleyeceğim!

Gerçek Aşk

Kategori: Deneme

-------Mizahi bir yazı değil, önceden belirteyim de...------

 

 

Gerçek Aşk

 

Gün be gün inancımı yitirdiğim bir şey. Belki ben yozlaşıyorum. Hani derler ya özünde iyi bir insan ama çevresi kötü. Belki de öyle bir şey ama olan inancımın yittiğini gün be gün hissediyorum. Öyle bir şey galiba benim için gerçek aşk…

Vapura biniyorum. Kendime yakınlaşabildiğin muazzam bir yer vapur. Ama yalnız bineceksin, açığa çıkacaksın, denizi izleyeceksin. Kendini göreceksin suda, kendini dinleyeceksin. Öyle bir yer. Kapılar açılınca hücum ediyorum ben de üstte iyi bir yer kapmak için. Ama önümde iki çift var, tin tin tin yürüyorlar, yer de vermiyorlar.

"Hadi yürüsenize, kapacaklar kenarları" diye düşünüyorum, sinirleniyorum. Zaten ben olur olmaz hemen sinirlenirim. Ama bunlar halen tin tin tin yürüyorlar, yer de vermiyorlar. En sonunda yandan ufak bir aralıktan solluyorum onları, sinirimi de belli etmek için elimi yana doğru açıyorum, görsünler diye. Görüyorlar belki de ama tepki vermiyorlar. Hemen geçiyorum kapıdan dış kısma ve vapurun gidiş istikametinde bir kenar buluyorum, oturuyorum. Güneş gözlüklerimi takıyorum. Güzel manzaranın keyfini çıkarıyorum.

Az önce önümde tin tin tin yürüyen çift de geliyor karşıma oturuyor. "Tersine oturdular, zevki çıkmaz ki öyle vapurun" diye düşünüyorum. Yan yana oturuyorlar, birbirlerine iyice yanaşıyorlar.

Garson arsızı geliyor "Çay, kola, fanta, gazoz" diye bağırıyor. Kız susamış belli "Bir tane su alsana" diyor çocuğa. Çocuk hemen garsona dönmeden "Bir su" diye bağırıyor, bağırırken de garson duysun diye eliyle koltuğa vuruyor. Anlam veremiyorum yaptığına. Sonra su geliyor.

Çocukla kız el ele tutuşuyorlar. Ben onları izliyorum. Gözümde güneş gözlüğü var ya, nasıl olsa görmezler diye düşünüyorum. Kız sürekli yere bakıyor, gözleri de sürekli bir oraya bir buraya gidiyor. Çocuk da sürekli çok yakından kıza bakmaya çalışıyor. Bir şeyler söylüyor. Onun da gözleri kıpır kıpır, bir oraya bir buraya gidiyor.

Sonra kucağındaki çantaya bakıyorum. GESF yazıyor. GESF. Görme Engelliler Spor Federasyonu. Görmüyorlarmış birbirlerini. Manzarayı da görmüyorlarmış. Benim onları izlediğimi de zaten gözlük takmasam bile görmeyeceklermiş meğersem.GESF.

Kız bir mutlu bir mutlu. Çocuk sürekli bir şeyler söylüyor kız sürekli gülüyor, sonra kız bir şeyler söylüyor, ikisi de çocuk gibi gülüyorlar. O kadar mutlular ki. Birbirlerinin ellerinden tutuyorlar sıkı sıkı. Çocuk kızın saçlarını okşuyor, bilmiyor belki de hangi renk olduğunu ama o kadar seviyor ki onu.

Kız o kadar mutlu ki, gülüşü beni bile ısıtıyor. Bu, sevgi diyorum kendi kendime, aşk bu. Birbirlerini görmeden seven iki insan. Birbirlerine bağlanmış iki insan.

Bir birlerinin gözünün içine bakamıyorlar. Gözlerim doluyor azıcık. Eminim ki birbirlerini herkesten daha iyi görüyorlar. Ruhlarıyla görüyorlar birbirlerini. Sevginin bir şey ifade etmediği, aşkın basit bir et parçasına dönüştüğü, kötülüklerle çepeçevre bir dünyada birbirlerinin içindeki o güzelliği görebilip aşık oluyorlar birbirlerine. Ne yüce bir şey. Gerçek aşk bu işte.

Fark ettim de ben o çocuk kadar içten gülmemişim şimdiye kadar, kahkaha atmışım bol bol ama sevgiyle gülmemişim. Gerçek aşk o kadar uzakta ki...

13:30 - 28/1/2007 - yorum {25} - yorum yaz


Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar

Kategori: Deneme

İnsanlardan ayrılan ekstrem özellikleri sebebiyle saygıyı hak eden hayvanlardır. Diyeceksiniz "Lan her hayvan insandan farklıdır. Adı üstünde: hayvan. Farklı olacak tabi. Yoksa insan derdik. Açmışın böyle tırt bir başlık, oyalıyorsun bizi.". Saygı duyarım.

 

Ama mesela kargaya saygı duyarım. Kavun kadar boyuyla 150-200 sene yaşıyor. Yahu karga gibi bir hayvanın benim dedemin dedesini görmüş olabilme ihtimali var. Bu da beni etkiliyor, saygı duyuyorum. Biz o kadar teknolojiyle akılla 70-80 sene anca yaşarken bu hayvan yüzü iki yüzü aşıyor. Helal olsun.

 

Veya bir komodo ejderi. Bir dil var hayvanda, kunteper canavarının önden evrim geçirmiş hali, o derece. Bir dil darbesiyle orgazm yaşatan bir erkek o. Saygı duyuyorum, eğiliyorum önünde.

 

Ya da bir koala. O nasıl vurdumduymaz, gamsız, kedersiz bir hayvandır ki günde 20 saat uyuyabiliyor, geri kalan 4 saatte de karnını doyuruyor. Bu nasıl bir geniş çaplılık, heheyt. Saygı duyup, alnından öpüyorum.

 

Veyasına bir lama. İstanbul'da bilem ben o mübarek gibi balgam atan görmedim arkadaş. Hayvan tükürmüyor, adeta kusuyor. Bugün önümdeki tespihli abi "ahhr tuu" yaptı, yere graffiti sanatı icra etti, soyut bir resim çizdi adeta yere. Ama garipsemedim, çünkü bir lama hayvanı kadar olamazdı o abi. Saygı duyar ellerinden öperim lamam.

 

Mesela bir fil. Arkadaş bir hayvan bu kadar mı sıçar, bir dağ olmasa da bir tepe mi oluşturur? Okuyan, kültürlü gençlerin bulunduğu bir okulda wc'yi kullanmam icap etti. Daldım bir kabine ve beyaz mermerin üstündeki o sanatsal, döneminin buhranını anlatan bok kütlesiyle karşılaştım ama bu beni şaşırtmadı çünkü o fil öyle bir hayvan ki bakıcısı, onun bokunun altında kalıp ölüyor, bok yoluna gidiyor bir nevi. Ellerinden öperim, hortumunu sıkarım filim.

 

Ya deveye ne demeli. Öylesine kindar bir hayvan ki 30 yıl önce ona bir şey yapın, ne bileyim, ot parçası uzatıp tam ağzına alacakken ot parçasını geri çekip afiyetle yiyin, 30 sene sonra sizi bulup saldırır, ağzınızla burnunuzun yerini değiştirir. Gazeteye bakıyorum, Irak'ta bilmemneyin intikamı olarak öldürülen insanların sayısı bugün xxx'i bulmuş, yarın olacak xxxx, sonra xxxxx, ama şaşırtmıyor beni bu. Beli bile doğru olmayan bir hayvan 30 yıl sonra intikamını hatırlayıp hasmına saldırabiliyorsa, insanoğlu dünyanın içine de sıçar, yetinmez uzayı da kokutur. o yüzden işte deveye saygım sonsuzdur.

 

İnsanları tanıdıktan sonra tüm hayvanlara saygım sonsuzdur.

09:43 - 1/6/2006 - yorum {3} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın absürd penceresine hoşgeldiniz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Ben de Bloggerim
Reşat Çalışlar
Kategoriler
Son Yazılar
- "Ben Minik Zavalı Bir Sözlük Yazarıyım" dedi
- Kedi Kadın
- Kumru
- Uzun Ara
- Evliya
- İki Yüzsüz Çocuk
- Dövüş Lokali
- Senede Bir Gün
- Gerçek Aşk
- Her Canlı Dürümü Tadacaktır
- İçimde Bir Uktedir Fasulye ve Nohut Deneyi
- Bir Dinlenme Tesisi Dramı
- Gofret Bir Milyon
- Sevmiyorum Piknikleri
- Otobüs Yolculuğu
- Eğlenirken Dikkatli Olmak Lazım
- Almayayım Jack Bauer'i Ayağımın Altına
- Kapitalizm ve Komünizm
- Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar
- Kızlar Teklif Ediyormuş Efsanesi
- BİM'de Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
- Giderek Artan Lost Çılgınlığı
- Bir Gün Sahneye Çıkarsam...
- Başlangıç