Bir Saniye Beni Dinler Misiniz? Bir Şey Söyleyeceğim!

Giderek Artan Lost Çılgınlığı

Kategori: Hikaye

Mikrop gibi vıcık vıcık mitoz mayoz bölünerek artan bir çılgınlık. Korkuyorum anasını satayım. Bu ne lan? Resmen ihtilal yapacaklar lan. Büyük bir endişe içinde son bölümünü bekliyorum. Eğer deprem olmazsa, bir daha da bir skim olmaz İstanbul'da.

 

Bakın size geçenlerde başımdan geçmiş kısa bir şeyi anlatayım.

 

Günlerden çarşamba idi. Sıcak ama sıcak olduğu kadar da kasvetli bir havaydı. Bu ne demek bilmiyorum ama çok gizem kattığından eminim. Beykoz'a gitmek için yola çıktım. Çıkmadan da Serkan'ı aradım. Serkan yine düşük bel bir pantolon giymiş ve belinden itibaren kuyruk sokumuna doğru giden, sanatsal kılları gözüme gözüme giriyordu.

 

"Serkan götün gözüküyor, insan içine çıkacağız, azıcık adam ol" dedim. Hemen eve çıkıp bir kemer aldı ve beline taktı. Pantolonu da yukarı çekiştirdi. Ama düşük bel pantolon olduğundan dolayı bu sefer paçaları yukarı kalktı. Yan yana tam bir Lorel ve Hardi olmuştuk ve bu beni ziyadesiyle rahatsız ediyordu.

 

Aslında orada Serkan yukarı çıkınca, ardıma bile bakmadan kaçıp Serkan i.nesini bir daha görmemek üzere uzaklaşmam gerektiğini hissettim ama bunu uygulayamadım çünkü bir kaç tane vcd'im hala Serkan'daydı. Üstelik terbiyesizce Premier vcd Player'ımı halen vermemişti. Bu gibi hayati konular yüzünden bir türlü kaçamadım.

 

Serkan "tamam abi, gidebiliriz" dedikten sonra çıktık binadan. Tramvaya doğru gittik. Benim akbilde kontör kalmadığı için Serkan’dan otlanmak istedim ama kalleş bir cimri olan Serkan akbiline başkası otlanmasın diye her defasında sadece bir kişilik kontör yüklediği için jeton almak zorunda kaldım. Jeton da acayip pahalıymış lan, bir yetele on kuruş. Oha. Fizana mı gidiyoruz Eminönü'ne mi?

 

Serkan hıyarı hemen durağın en önüne gitti. İlle de en ön vagona binmeliymişiz. Sesimi çıkarmadım ama Serkan ve hayat hakkında önemli kararlar verdim. Aslında tam veremedim çünkü aniden gelen tramvay, konsantrasyonumu bozdu. Tramvaya bir bindik ki Serkan'la, aman Allahım o da ne? İpini koparan tramvaya binmiş. İnsanlar üstüste. Serkan hemen arkamdan atladı tramvaya ama tam g.tüme yapıştı arkadan. Tutunacak yer de yok. Ben neyse ki, bir teyzenin yaladığı bir direk buldum da oraya tutundum ama Serkan şahsiyetsizi benden tutunuyordu. Gören de sevgili sanacak ikimizi. Kötü olan o.

 

Serkan virajlarda daha da ileri giderek bana sarılmaya başladı. Artık buna dur demenin bir zamanı gelmişti. Hemen arkamı döndüm. İlk başta Serkan’ın gözlerinin içine baktım. "Bak Serkancığım. Artık bazı şeyleri konuşmanın zamanı geldi" dedim. Elimi omzuna attım.

 

"Seni seviyorum Serkan. İyi çocuksun. Ama bazı konularda seninle hiç bir ortak yönümün olmadığını görüyorum. Açıkçası ben İsmail YK dinleyen birisiyle bir ömür boyu arkadaş kalamam kusura bakma. Hemen üzülme biliyorum, özünde iyi bir çocuksun ama biliyorsun ki benim bir sosyal hayatım var. Seninle arkadaş olduğumdan beri paso evde oturup plesteyşın oynuyoruz. Tanıdığım tüm insanları da unutmaya başladım. Beni yanlış anlama ama ayrılalım artık"

 

Çok ağır konuşmuştum ama artık zamanı gelmişti. Yalnız iki şey farkettim. Birincisi bir elimle arkamdaki direkten tutunup dna sarmalı gibi yamuk bir şekilde Serkan'la konuşmamın yarattığı ciddiyesiz görüntünün Serkan'da hiç bir etki yaratmadığı ikincisi ise biz böyle konuşurken dibimizde olan herkesin bize bakıp sırıttığı. İşte dostlar. Ben o anda bittim. Şu hayatta yapayalnız olduğumu o anda anladım. Anladım ki bundan sonra Serkan bile bana fazla gelecek.

 

Böylece yıkılmışken tramvayın hoparlörlerinden duyduğum incecik Eminönü sesiyle kendimi dışarı attım. Serkan da bana tutunduğu için o da benimle geldi. Adam o kadar cibilliyetsizdi ki, halen bana tutunuyordu. bir şey yapmadım, en azından Serkan'la yalnız değildim. Başını okşadım Serkan'ın, ama hemen şımarıp, koluma girdi. "Hösst lan deve, Hollanda değil burası, Eminönü, siker buranın esnafı, okşamaz" dedim. Hemen normal insanlar gibi yürümeye başladık.

 

İstikamet ise Eminönü-Kadıköy iskelesiydi. Serkan cibilliyetsizi gidip bir kişilik kontör doldurdu akbiline. Ben de jeton aldım. Ama kardeşim bir yeteleye jeton mu olur yahu. İstanbul Boğazı mı Cebelitarık Boğazı mı? Ayıptır ya.

 

Ama el mahkum bindik. Vapuru beklerken arkamıza gençler geldi ve bıcır bıcır konuşmaya başladılar. Ben yapı itibariyle Serkan dışında kimseyi dinlemediğim için ilk başta pek kaale almadım. Ama baktım Serkan mal mal kapıya bakıyor, ne dinlediklerini merak edip kulak kesildim.

 

"Abi Lost'un son bölümünü izledin mi? Süperdi. Jack ana rahmine döndü, Freud anasını doğradı, mükemmeldi"

 

Gençler Lost da Lost diye inliyorlardı. Anlam veremedim hatta içimden "Lost ne lan?" dedim. ama önemsizdir deyip bindim Serkan’la vapura. Serkan ben kolumdan tutup da çekmesem hala kapıya bakıyor olacaktı. İskeleden vapura bindik. Tırsak Serkan zaten iskeleden başka yerden binemezdi, beni de alıştırdı hıyarağası, taksiye bile iskeleyle biniyorum anasını satayım.

 

Neyse efenim. Çıktık açığa, oturduk köşeye. Serkan'ın uykusu varmış, yattı omuzuma uyudu. Başta bir şey demedim. Ama sonra bir de ne göreyim. Serkan'ın ağzından akan salyalar omzuma damlıyor. Hemen ufka baktım. Evet. Hayatımı değiştirmeliydim. Bundan sonra hayatımda Serkan veya Serkan kılıklı biri olmamalıydı. ben bunlara layık birisi olamazdım. Serkan'la ben harcanıyordum. Hayatıma Serkansız ve daha radikal kararlarla devam etmeliydim. Bu benim için de insanlık için de çok önemliydi. Ama hayata karşı bu sert duruşumu kafama sıçan bir martı yüzünden perçinleştiremedim ve bu planımı erteledim. Serkan'ı uyandırmaya kıyamadım.

 

O sırada garson geldi. "Çay, gazoz, kola, simit teheheyyyt" diye bağırarak bana doğru gelmeye başladı. Ben korktum çünkü zararlı gibi gözüküyordu ve Serkan uyuduğu için teke tektik onunla. Adam geldi yanıma ve eğilip kulağıma "Abi Lost izliyor musun?" diye fısıldadı ve "Kolaaaaaaaaaaaaa" diye bağırdı. "Kusura kalma abi, kola diye bağırdım ki eşkillenmesinler sana Lost sorduğumu anlamasınlar" dedi.

 

Korktum "Loo-oooost ne lan?" dedim. Lost neydi. Nooluyordu. korku bedenimi sarmaya başlamıştı. Serkan'ı uyandırdım hemen.

 

"Serkan kalk, kalk Serkan, acayip bir şeyler oluyor. Koru beni Serkan. Sen güçlüsün, bir tam ekmek döneri çiğnemeden yiyorsun Serkan, uyansana lan godoş". Ben godoş deyince hemen uyandı. Gözleri çapaklanmıştı. Yavru kedi gibi yavaşça açtı gözlerini. "Abi niye uyandırdın ya, Lost görüyordum rüyamda" dedi.

 

"Ne Lostu lan, Serkan kendine gel, ne Lostu" hemen ayağa kalkıp koşmaya başladım. Nooluyordu lan burda. S.kerim Lostu. Lost ne lan. Kaptan köşkü en güvenli yerdi ve onlar bu duruma el koyabilirlerdi. Çıktım üst kata, koşa koşa gittim yanlarına. "Abi yardım edin abi, bir şeyler oluyor lan aşşağıda" dedim. İkisi de yavaşça döndü bana. Gözlerinin sadece akları gözüküyordu, robot gibi bir sesle "Lost izliyoruz lan i.netor, rahatsız etme" dediler.

 

"Hiyaaaaa" diye bağırıp suya atladım. Tam Kadıköy semalarındaydım, oradan doğruca Zeytinburnu'na yüzdüm, bir kayık da bana çarptı, ama sonra battı, kalitesiz tahtadan yapılmış meğersem. Zeytinburnu sahilinden kıyıya çıktığım gibi ne göreyim. balici pezolar. Anasını satayım, hemen sataşır bu itler. Geldiler yanıma "Aaağğbi Lost var mı?"

 

Delicesine koşuyordum, Mirkelam halt etmiş, Elvan Melvan hak getire, çita gibi. Eve zor attım kendimi. Alışkanlık ya kapıyı çaldım. Kapıyı Serkan açtı. "Abi Lost izliyoruz gelsene" Serkan’a kafa attım bayıldı. Hemen mutfaktan Raid böceksavar aldım ve salonda kendinden geçmiş bir şekilde Lost izleyen tiplerin üstüne sıktım hepsi de iyyk iyyk diye bayıldılar. Hepsini çöp poşetine koydum, üstüne de Serkan’ı koyup ağzını bağladım.

 

Şimdi tek sorun kapıcının hemen gelip bu tipler uyanmadan çöpleri almasıydı. Beş dakika sonra kapıcı geldi. Ama ne olur ne olmaz diye sordum “Kimoooo?”

 

“Çööööp”

 

“Tamam” dedim, bu kapıcı, hemen açtım kapıyı. “Abi çöp var mı?” dedi. “Olmaz mı gülüm?” dedim. Uzattım poşeti. “Başka bir şey var mı?" dedi. “Yok” dedim.

 

“Tamam o zaman abi” dedi. Tam giderken döndü. “Abi kulağına bir şey diyebilir miyim?” dedi.

 

Uzattım kulağımı.

 

"Benim adım host

Sabah yerim tost,

Ulan Peder Zickler

Girsin götüne lost"

 

dedi ve karanlığa karıştı. Otomatik bozuktu. Evet, otomatik bozuktu.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

20:25 - 31/5/2006 - yorum yaz


UMUT SARIKAYA

yani umut sarıkayayı kopyalamaya harcıyacağın eforu özgün bi şeyler yazmaya harcasan belki bi baltaya sap yazar olurdun. bu kadarına da yuh be abicim!

isimsiz - 2009-02-01 22:28:08 - 2009-02-01 22:28:08


UMUT SARIKAYA

yani umut sarıkayayı kopyalamaya harcıyacağın eforu özgün bi şeyler yazmaya harcasan belki bi baltaya sap yazar olurdun. bu kadarına da yuh be abicim!

isimsiz - 2009-02-01 22:27:01 - 2009-02-01 22:27:01


nbr pedder

en büyük peder zickler başka büyük yok:D tek başına trio(((((((=

isimsiz - 2008-11-04 18:44:41 - 2008-11-04 18:44:41


bim

bu ne ya. aynı yormda n kaç defa yazılmş.:D ama süpersin peder özellikle Bim olayına koptum walla

isimsiz - 2008-10-28 22:13:55 - 2008-10-28 22:13:55


orjinallik!!!

orjinal olmak nedir ya.bişeyin taklidi aslından güzelse varsın taklit olsun.ortalık taklit bile ol(a)mayan! adamlarla dolu ama burda umut sarıkaya dan(karikatürlerinden değil yazılarından bahsediyorum!)çok daha güzel yazan birini taklitçilikle itham ediyosunuz ama tek bi mantıklı neden göstermiyosunuz.benzemek ayrı ama taklitçilik apayrı bişey.nerde görülmüş aslından kaliteli taklit.yaratıcı insanlarını canından bezdirin sonra neden bu ülkede kimse adam gibi işini yapmıyo deyin.bence (peder zickler i taklitçilik le suçlayanlardan bahsediyorum) tek işiniz önünüze kim gelirse eleştirmek.adam gibi eleştirmeyi bilmiyosunuz bari kimleri eleştirmek gerek onu bilin.bırakın bu işleri de kendi işinizi iyi yapmaya bakın önce.
sevgili peder zickler böle boş yorumlara cevaba bile ihtiyacınız yok kmse kabul etmiosa bile hakkıyla yazanlar belli oluyo zaten sayılı;)diğer konularda bilemem ama güldürmekte mizahta peder zicklerin üstüne şahsen tanımıorum

kişinin biri - 2008-10-28 22:10:10 - 2008-10-28 22:10:10


orjinallik!!

orjinal olmak nedir ya.bişeyin taklidi aslından güzelse varsın taklit olsun .piyasadaki taklit bile ol(a)mayan! adamlar köşeyi dönüyo ama burda umut sarıkaya dan(karikatürlerinden değil yazılarından bahsediyorum!)çok daha güzel yazan birini taklitçilikle itham ediyosunuz ama tek bi mantıklı neden göstermiyosunuz.benzemek ayrı ama taklitçilik apayrı bişey.nerde görülmüş aslından kaliteli taklit.yaratıcı insanlarını canından bezdirin sonra neden bu ülkede kimse adam gibi işini yapmıyo deyin.bence (peder zickler i taklitçilik le suçlayanlardan bahsediyorum) tek işiniz önünüze kim gelirse eleştirmek.adam gibi eleştirmeyi bilmiyosunuz bari kimleri eleştirmek gerek onu bilin.bırakın bu işleri de kendi işinizi iyi yapmaya bakın önce

kişinin birinden - 2008-10-28 22:04:58 - 2008-10-28 22:04:58


orjinallik!!

orjinal olmak nedir ya.bişeyin taklidi aslından güzelse varsın taklit olsun .piyasadaki taklit bile ol(a)mayan! adamlar köşeyi dönüyo ama burda umut sarıkaya dan(karikatürlerinden değil yazılarından bahsediyorum!)çok daha güzel yazan birini taklitçilikle itham ediyosunuz ama tek bi mantıklı neden göstermiyosunuz.benzemek ayrı ama taklitçilik apayrı bişey.nerde görülmüş aslından kaliteli taklit.yaratıcı insanlarını canından bezdirin sonra neden bu ülkede kimse adam gibi işini yapmıyo deyin.bence (peder zickler i taklitçilik le suçlayanlardan bahsediyorum) tek işiniz önünüze kim gelirse eleştirmek.adam gibi eleştirmeyi bilmiyosunuz bari kimleri eleştirmek gerek onu bilin.bırakın bu işleri de kendi işinizi iyi yapmaya bakın önce

isimsiz - 2008-10-28 22:02:23 - 2008-10-28 22:02:23


UMUT SARIKAYA ÖZENTİSİ

yapma birader..Orijinal ol.

isimsiz - 2008-08-01 02:27:28 - 2008-08-01 02:27:28


takey

bu nedır artık ya super olmuss harbıden super losta olan nefretımı artırdın

takey - 2008-03-08 00:24:49 - 2008-03-08 00:24:49


umut sarıkaya

umut sarıkaya adını, yazılarına yapılan yorumlarda okudum.tanımıyorum kendisini ve hiç bir yazısınıda okumadım.yazılarının ondan alındığının düşünülmesine uyuz olduğunu çok belli ediyorsun ve millette inadına böyle yorumlar yapıyor.bence artık bu tür yorumlara cevap verme. bu gidişle umut sarıkaya senin sayende tanıncak(örnek:ben).umut sarıkaya sorunsalı ile ilgili nükteli bir yazı yaz buda bu yorumu yapanlara toptan cevap olsun...

gül yabani - 2008-01-13 20:05:08 - 2008-01-13 20:05:08


bim

umut sarıkaya deil mi bu ?

pederzickler: değil.

Düzenleyen pederzickler gün: 28/11/2007 saat: 12:23

isimsiz - 2007-11-24 09:16:35 - 2007-11-24 09:16:35


lost

süper olmuş ya helal olsun mantar gibi çoğalıyo bu lost olayı

aya - 2007-10-29 00:18:38 - 2007-10-29 00:18:38


lost & not found

hak vermekteyim sana şu lost konusunda lakin bende mirkelam tadında koşacak güç yok, olsa olsa bayılıp kalırım sokak ortasında belki bir ayılırım adanın ortasında bulurum kendimi de çözerim şu olayın hikmetini..

sui.... - 2007-04-21 23:15:26 - 2007-04-21 23:15:26


umut sarikaya

biraz ozgunluk ya.biraz fark.bunlari okumak istesek umut bunlarin alasini yaziyor zaten.gerci allah var hepsini okumadim ama mikrop arkadas mevzusu direk arak be guzeller.

pederzickler-cevap: öyle olsun be can kuzusu. sen öyle diyorsan kesin öyledir. ama dediğin gibi olsaydı her edebiyatçı her yazar her şair kendi akımını yaratırdı.

Düzenleyen pederzickler gün: 9/8/2006 saat: 07:10

isimsiz - 2006-08-09 08:07:03 - 2006-08-09 08:07:03


güdümsel eleştiri

moruk yanlış yere yorum yaptım, ayrıca yazını okumadıydım. Kısa tut bence, adam kör olur senin yazıları okurken, lost analizini okumadım, göz gezdirdim, alakasız geldi. Hiciv yaptın herhalde, eksi'den takip ediyoruz bu arada kafa iyi bu yüzden saçmalıyor da olabilirim, saçmalarım ama geri cevap vermem.hahaha

zabalayn - 2006-05-31 21:47:22 - 2006-05-31 21:47:22


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın absürd penceresine hoşgeldiniz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Ben de Bloggerim
Reşat Çalışlar
Kategoriler
Son Yazılar
- "Ben Minik Zavalı Bir Sözlük Yazarıyım" dedi
- Kedi Kadın
- Kumru
- Uzun Ara
- Evliya
- İki Yüzsüz Çocuk
- Dövüş Lokali
- Senede Bir Gün
- Gerçek Aşk
- Her Canlı Dürümü Tadacaktır
- İçimde Bir Uktedir Fasulye ve Nohut Deneyi
- Bir Dinlenme Tesisi Dramı
- Gofret Bir Milyon
- Sevmiyorum Piknikleri
- Otobüs Yolculuğu
- Eğlenirken Dikkatli Olmak Lazım
- Almayayım Jack Bauer'i Ayağımın Altına
- Kapitalizm ve Komünizm
- Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar
- Kızlar Teklif Ediyormuş Efsanesi
- BİM'de Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
- Giderek Artan Lost Çılgınlığı
- Bir Gün Sahneye Çıkarsam...
- Başlangıç