Bir Saniye Beni Dinler Misiniz? Bir Şey Söyleyeceğim!

İki Yüzsüz Çocuk

Kategori: Hikaye
---alışılmışın dışında bir deneme---

-akşam ezanı okunmadan eve döneceksiniz ona göre!
-tamam anne.

muzipçe birbirlerine baktılar. bir kere de söz dinledikleri vaki değildi ki. ikisi de sapsarı. daha doğrusu sarıya çalıyor. boşnak olsalar gerek. şu çizgi film karakteri baskılı atletlerden var üstlerinde, kıçlarına da iki şort giymişler. hava deli gibi sıcak, giymesinler mi?

-hadi lan tavukhaneye gidelim.
-yaa, olum orda köpekler vardır şimdi.
-bişey olmaz lan kaçarız hemen.

tavukhane aslında top sahası. kumdan, topraktan orta asya çölü gibi kolpa bir futbol sahası ama o kadar büyük ki, ikisi kayboluyor içinde. zaten ufacık şeyler.

kapısı açıktı. normalde bekçisi olurdu ama bugün yoktu yerinde, büyük ihtimalle cuma'ya gitmiştir, bu saatte bugün başka nereye gitsin. bekçi odasında bardağa içmek için koyduğu su kaynar hale gelmiş nerdeyse. içeri girip kurcaladılar çekmeceleri. suyu yere döktü büyüğü.

sıkıldılar tabi orda. sahaya indiler. büyük kaleye hemen ufaklığı geçirdi. istediği kadar mırın kırın etsin, kaleye küçük geçer. azmedip erken doğsaymış hehe. kalenin fileleri yırtılmış. ezilmiş kola kutusuyla çekilen şutlar hep taa en arkaya gidiyor, ufaklık da hemen koşuyor alıyor onu atıyor tekrar abisine. abi olacak tip de hep en uzağa atıyor, oynuyor çocukla. o da ne. uzaktan havlama sesleri geliyor.

-hassiktir. olum ilerde köpek var.
-yaaa abi demiştim di mi sana.
-kaç olum kaç, hahaha en arka gelenin g.tü b.klu hahaha.
-ben hariiiiç yaa.
-senden başkası mı var lan düdük, kaçsana olum geliyorlar.

koşa koşa karşıya geçtiler. orda terkedilmiş bir dükkan vardı. eskiden tekstilmiş galiba. ama sonra işler iyi gitmeyince çekip gitmişler. köşede bir dükkan. mahallenin piçleri eğlenecek bir şey bulamayınca dükkanın camlarını kırıyorlar. camları yer yer kırılmış ama kepenk halen örtülü.

-bak olum içerde bir şey var gel bak ne göstercem.
-haniii.
-baksana lan ilerde yatıyor yerde.
-aaa o ne, aaa kedi ölüsü.
-çabuk tükür olum yere üç kere tükür sonra hemen kaçıyoruz.
-niye?
-olum tükür yoksa sana mikrobu geçer.
-tüü tüü tüü

koştular cadde boyunca. yukarı çıktılar. annesi görse bu kadar uzaklaştıklarını bir güzel paylardı onları ama özgürler şu anda. hayatı yaşıyorlar. zaten hayat bir tek çocukken yaşanmaz mı? yaşıyorlar lan şu anda. çıksınlar tabi taa yukarılara. aslında orda piç çocuklar çoktur ama boşver, onlar da yüzsüz piç.

yeni bir park yapılmış, ortasında dere gibi bir şey var onun üstüne de köprü yapmışlar, köprünün üstünden de su akıyor.

-gel lan şu parka gidelim. bak ne yapcam.
-uzak değil mi abi orası, annem kızaaar.
-bir şey olmaz.

köprünün ortasında sanki hayatın anlamı buymuş gibi durdular ve kapalı üstünden akan suyu seyrettiler ağızları da açık.

-olum kafamızı sokalım lan suya.
-yaaa, annem kızaaar.
-bir şey olmaz. bak şimdi

köprünün tutma yerlerinden tutup sarktı öne doğru, kafasını şelale gibi yere dökülen suya tuttu. "hiiiii"

-abi noldu???
-yok lan süper, manyak serinliyorsun. gel bak sende sok.
-yaa düşerim.
-tamam lan ben tutarım.
-hiiiiiiii...... abi bir daha.... hiiiiiiii.

gözeri gülüyordu. kafaları ıslak, köpek gibi silktiler birbirlerine, üstlerini başlarını da ıslattılar. sonra parktan çıktılar yukarı. hava kararmıştı, akşam ezanı da okunalı nerden baksan 15 dakika olmuştu. hastanenin önünden geçiyorlardı. dilenci kadının karşısına geçip baktılar mal mal. dilenci kadın sinirlendi "defolun gidin lan piçler".

korkup hemen koştular.

karşıdan bir aile geliyordu. iki tane ufak kızları vardı. büyük kikirdemeye başladı. ufaklığın kulağına ayıp şeyler söylüyordu, ufaklık da kızarıyordu. kızlar tam yandan geçecekken büyük ufaklığı tuttu kızlara itti. kızlar hemen "ayy" dedi. büyük kıkırdamaya devam etti. bir kere arkasına baktı. büyük kız da ona bakıyordu. sonra bizimkisi elini ufaklığın omzuna attı, gülerek devam ettiler yola. büyük kız hala arada dönüp bakıyordu bizimkine, hehe.

yanda park duvarına oturmuş bir kadınla kocası vardı. yanlarına gittiler.

-abi allah rızası için bir kaç kuruş verir misiniz?
-çocuk yaşta dilendiriyorlar bunları ya. napcaksınız lan parayı.
-dondurma alcaz.
-?

adam cevap vermedi. tabi ne cevap vercek, çocuğa bakınca gözlerine bakmıyor ki.

-aaa bak olum ilerde maraş dondurmacısı var gel bak.
-yaa para yok ki.
-gel sen gel.

maraş dondurmacısının önünde bir tane kel adam vardı. kısa kollu gömleğini dışarı sarkıtmış, klasik akşam gezmesine çıkıyordu çolukla çocukla. ailenin tüm efradına beşyüzbinlik dondurma alıyordu. bizimkisi adamın önündeki boşluğa girdi, adama yüzünü döndü.

-abi bize de alsana.
-sen kimsin be.
-ya abi bak bu kardeşim hüseyin. alsana bize de bir tane.
-??? allah allah.

uzaklaştılar aileyle. bir milyon fazla vermedi lavuk, kel kafandan utan lan.

-yaaa abi bak almadı.
-almasın. dondurmacı abi sen versene bize birer tane dondurma.
-hadi evladım hadi çekilin kenara. kime diyom.
-abi g.tün b.klu senin, kaç hüseyin kaç heeheheh.

koştular eve kadar. it gibi terlemişlerdi. ulan nerdeyse yatsı olacak. şimdi sıçtılar evde. kapı ziline çaldı. otomatik sinirli bir şekilde zzztladı. hemen içeri daldılar.

-ne diyelim lan.
-bana ne ya, ben dedim gidelim eve diye, sen gitmedin bana ne.
-ya ne mızıkçısın sen.

kapıda bekleyen anne, çenesini hafif yukarı kaldırmış, dudakları birleştirmiş, gözleri her zamankinden biraz büyük bakıyor.

-saat kaç?
-...
-hava kararmadan gelceksiniz demedim mi?
-ya anne, ben akşamlan yatsı ezanını karıştırdım.
-geç içeri düzenbaz geç, almayayım ayağımın altına.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

20:34 - 10/10/2007 - yorum yaz


iki yüzsüz cocuk

konu sacma sacma dogru degil basit ama güzelligi orda iste bi an icin uzaklastım herseyden icine cekiyo cocuk olmak istiyosun böyle yaramaz bir erkek cocuk hayatta yapamadıgın sacmalıkları yapmak keyfine vararak yasamak iki yüzsüz cocuktan biri olmak.

nevrotik - 2008-01-29 22:10:12 - 2008-01-29 22:10:12


Zaten Bi Zik'i Muammada Yaratmasanız Olmaz..

Bu yazıyı sen mi yazdın sankii.. diğerlerini Erich Van Daniken yazmıştı. Ulan birde eleştirel bakış açısı deniyor. Adam yazmış işte oku beğenip beğenmemek sana kalmış, Bir elma ağacındaki her elmada aynı tadı bulmaya çalışamazsın. Herbiri farklı tada ve zevke haizdir. neyse dostum bir torba ağız bulsam büzerdim sana bırakmadan ama neyleyelimm.. emeğine sağlık. Devamını dilerim güzel yazılarının. Sevgiyle Kal..

MERT - 2007-11-09 14:25:54 - 2007-11-09 14:25:54


hötörösöksüel

hakkaten aynı kişi değil bu

isimsiz - 2007-10-18 21:53:58 - 2007-10-18 21:53:58


HİÇBİŞEY

DİĞER HİKAYELRİN YANINDA BU HİÇBİŞEY HATTA ÇOK AMATÖRCE BU YAZIYI YAZANLA DİĞERLERİN İ YAZAN AYNI KİŞİ DEĞİL

isimsiz - 2007-10-16 16:27:54 - 2007-10-16 16:27:54


...

harika, yeni keşfettim sitenizi yazılar süper..

K. TayLan - 2007-10-15 19:18:34 - 2007-10-15 19:18:34


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın absürd penceresine hoşgeldiniz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Ben de Bloggerim
Reşat Çalışlar
Kategoriler
Son Yazılar
- "Ben Minik Zavalı Bir Sözlük Yazarıyım" dedi
- Kedi Kadın
- Kumru
- Uzun Ara
- Evliya
- İki Yüzsüz Çocuk
- Dövüş Lokali
- Senede Bir Gün
- Gerçek Aşk
- Her Canlı Dürümü Tadacaktır
- İçimde Bir Uktedir Fasulye ve Nohut Deneyi
- Bir Dinlenme Tesisi Dramı
- Gofret Bir Milyon
- Sevmiyorum Piknikleri
- Otobüs Yolculuğu
- Eğlenirken Dikkatli Olmak Lazım
- Almayayım Jack Bauer'i Ayağımın Altına
- Kapitalizm ve Komünizm
- Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar
- Kızlar Teklif Ediyormuş Efsanesi
- BİM'de Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
- Giderek Artan Lost Çılgınlığı
- Bir Gün Sahneye Çıkarsam...
- Başlangıç