Bir Saniye Beni Dinler Misiniz? Bir Şey Söyleyeceğim!

Kedi Kadın

Kategori: Belirtilmemiş

Bir gecenin yarısı işten çıkmış eve dönüyordum. İşsiz güçsüz bir serseri gibi gözükebilirim ama benim de bir işim var bir zamandır. Mutluyum işimde. Fakat hep gece yarısı çıkmak zorunda kalıyordum. Kimi zaman gece iki ya da üçte. Aklınıza travesti olduğum ya da pezevenklik yaptığım gelmesin. Namusumla, alnımın teriyle paramı kazanıyorum. Protest türkülere konu olabilecek bir iş yaşantısı içindeydim anlayacağınız.


Bahsi geçen gece de işimi bitirmiş, güzel evime dönüyordum. Evimin olduğu yerde bir eşek osurtan yokuşu var. Gündüzleri osurarak çıkmak geceleri de freni patlatmadan inmek zorundaydım. Yokuşun dibine geldiğimde bir ses duydum. Bir hışırtı sesiydi. Biraz yürüdüm yine hışır hışır etti. Durup dikkatlice etrafı kokladım, kulaklarımı dikip etrafa baktım yere çömerek ama bir bok yoktu. Bir adım daha attım yine hışır hışır bir ses geldi. “Ulan ben Halikarnas balıkçısı mıyım?” diye bağırırken hışırtının kaynağını gördüm.


Ses, bir çöp yığınından geliyordu. Bir kedi çöpleri karıştırıp kendine yemek bulmaya çalışıyordu. Bir tane balık kafası bulmuş, arta kalan etlerini yemek için büyük bir gayterkeşlik gösteriyordu. Yanına yaklaştım. Birden durup bana bakmaya başladı. Bir patisi de kaçmak için önde duruyordu. Sanki onu s.kecekmişim gibi bakıyordu bana. “Hehe ben heteroseksüelim güzelim seni s.kmem” dedim ama s.kmemi biraz fazla Zeytinburnu çocuğu gibi sssss’li söylemiş olmalıyım ki pist dedim sandı ve kaçmaya başladı.


“Dur lan dur, korkma gel yemeğini ye” diyerek elime balığı aldım ve peşinden koşmaya başladım. Kedi durmuyor ve enteresan bir şekilde dümdüz koşuyordu. Yokuş aşağı koşuyorduk. Yaklaşık dört buçuk saat peşinden koşmuşum kedinin. Mecidiyeköy’den başlamış, Kağıthane’yi geçmiş, oradan Topkapı’ya çıkmış ve nihayetinde Zeytinburnu’na varıp oradan Kazlıçeşme’ye inmiştik ve sıçırık kedi halen koşuyordu. Kazlıçeşme’ye gelince yavaşladı. Ben de artık susamış ve acıkmıştım, sabah ezanı da okunmaya başlamıştı. Dayanamayıp elimdeki balık kafasını yedim.
Buğulama yapmışlar, oldukça lezzetliydi.


Kedi uzaktan bana bakıyordu. Patisini bana doğru salladı. Sanki “Bunu yapmayacaktın olum” der gibiydi. “Ne var lan sıçırık, Zeytinburnu’na geldin diye Zeytinburnu çocuğu mu oldun yavşak” diye üstüne yürüdüm. Tam bir metre yakınına yaklaşmıştım ki bir anda etrafımın kedilerle çevrildiğini gördüm. Yavaş yavaş çemberi daraltıp yaklaşıyorlardı. Başıma çok kötü bir bela almıştım.


Bakalım Peder Zickler bundan kurtulabilecek mi? Kahramanımızın şansı bu sefer de yaver gidecek mi?


Devam Edecek!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

17:08 - 25/5/2008 - yorum yaz


rica etsem

burnunun iki deliğinden de sümük akıtıp akan sümüğü bir birinden bağımsız olarak bir ileri bir geri oynatabiliyorsan, hikayenin ikinci bölümünde bu ayrıntıya değinirsen buna kıs kıs gülmek isterim. Ayrıca yeri gelmişken söylentiye göre her gece yatmadan önce kohen kardeşlerin ikisine birden beddua ediyormuşsun.

ordan burdan - 2009-03-24 13:09:18 - 2009-03-24 13:09:18


Sofa

umarım devamını yazmamışsındır..

Sol Bellek - 2008-10-29 22:19:24 - 2008-10-29 22:19:24


değişen peder

artık yazdıklarını okumak sıkıyor beni. guru'yla tartışmalarından sonra guru'nun yavşaması üzerine zaten önceden de ssg'nin el vermiş olduğu gerçeğiyle iyice sözlükçü olduğunu görüyorum. artık yazdıkların sözlüğü rahatsız edecek nitelikte değil. sözlüğün adamı gibisin. çıkışların, tepkilerin zorlama gibi duruyor. dediğin gibi, bir dönem sözlüğün o saçma muhafazarlığıyla dalga geçebiliyordun ve kimsenin tepkisinden çekinmez gibiydin. sanırım sözlüğün ileri gelenleriyle bu basit yakınlığın bile seni etkilemiş. bulunduğun yerlerde yakınlıklar kurmak, insan tanımak güzeldir ancak bunun en önemli ve en büyük dezavantajı ise söylediklerine dikkat etmek zorunda kalmaya başlamaktır. insanların hakkında düşündüklerini veya düşünebileceklerini göz ardı edemez hale gelmektir. bir standardlaşma sürecidir.

bu belki şu an sana komik geliyordur. umrunda bile olmayacağını düşünüyorsundur ancak dışarıdan bu kısır döngüye girmiş gibi gözüküyorsun. bir insana veya bir şeylere tepki verecekken aklına bu ilişkinin, bu yakınlaşmanın gelmesi bile artık özgür olmadığını gösterir.

eskiden kimsenin tepkisini umursamadan yazabiliyordun. çünkü sanırım seni bağlayan bir şey yoktu. bir karakter olarak peder zickler'e her şeyi söyletebiliyor, istediğin gibi konuşturabiliyordun. ancak görüyorum ki peder zickler sen olmaya başladı. sen peder zickler olmaya başladın. bu yüzden peder zickler hakkında kötü düşünülmesini istemiyor, yazarken daha kontrollü ama sesi daha kısık yazıyorsun. ses kısıklığı derken, üslubundan bahsetmiyorum, küfürlü yazabilirken, sizli bizli yazmaya başladın demek değil bu. üslup aynı ama o anarşist haller törpülenmeye, içeriksizleşmeye başlamış.

dalga geçmeler, saldırmalar, yerden yere vurmalar artık sadece dalga geçmeye devam ediyor olmak, yerden yere vurmaktan vazgeçmediğini göstermek için gibi. sanki artık bir şeylere kızdığın, delicesine alay etmek istediğin için değil de, eskisi gibi olduğunu kanıtlamak için yazıyorsun. saçma sapan şeylere saçma sapan gerekçelerle içeriksiz ve sadece şeklen tepki gösterdiğine şahit oluyorum.

eminim dah önceden rahatsız oldukları bir adamın, sesini kısamadıkları bir adamın yavaş yavaş yanlarında ve kendileri gibi olduğunu görmek guru ve guru gibi sözlükçüleri keyiflendiriyordur. bir kişi sana karşı mağlubiyeti kabul edip "kendisini severim yazdıkları güzel" dediği için ya da benzer başka yakınlıklarından ötürü asiliğini kaybettiğini görmek gerçekten üzücü.

dostum sen artık onlar olmak yolunda ilerliyorsun. şimdilerde yavanlaşmış şu tepkilerin, şu bazı lüzumsuz çıkışların daha da törpülenecek. bir şeyler yazarken daha fazla ve daha başka şeyleri gözetmek durumunda olacaksın. seni çok sevenler senin kişiliğini yemeye devam edecek. keşke hiç kimseyi tanımadan sadece peder olarak kalabilseydin. hiçbir şey karşılıksız değil. kazandığından fazlasını kaybediyorsun.

yapma bence.

isimsiz - 2008-08-01 01:02:53 - 2008-08-01 01:02:53


karşı kiliseden

peder ****lik yapma yaşadıklarımızın hiçmi hatrı yok hadi yaz bir dane daha

rahibe - 2008-07-09 11:07:29 - 2008-07-09 11:07:29


kedi

düşmanların seni tuzaga düşürmek için kediyi kullanmış olabilir peder çok sazanmışsın 2. bölümde dikkatli ol.

kobra_34 - 2008-06-10 13:00:42 - 2008-06-10 13:00:42


devami cabuk gelsin

e hani kedi kadin? ikinci bolumde peder zickler ve kedi kadinin erotizmi anlatilsin.

CoolCat - 2008-06-08 06:37:32 - 2008-06-08 06:37:32


Peder..

Peder nerelerdesin?1,2 yazıyla kutulaman bu işten bekle bekle kaba etimde çıban çıktı

TeTRo - 2008-06-04 20:34:53 - 2008-06-04 20:34:53


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın absürd penceresine hoşgeldiniz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Ben de Bloggerim
Reşat Çalışlar
Kategoriler
Son Yazılar
- "Ben Minik Zavalı Bir Sözlük Yazarıyım" dedi
- Kedi Kadın
- Kumru
- Uzun Ara
- Evliya
- İki Yüzsüz Çocuk
- Dövüş Lokali
- Senede Bir Gün
- Gerçek Aşk
- Her Canlı Dürümü Tadacaktır
- İçimde Bir Uktedir Fasulye ve Nohut Deneyi
- Bir Dinlenme Tesisi Dramı
- Gofret Bir Milyon
- Sevmiyorum Piknikleri
- Otobüs Yolculuğu
- Eğlenirken Dikkatli Olmak Lazım
- Almayayım Jack Bauer'i Ayağımın Altına
- Kapitalizm ve Komünizm
- Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar
- Kızlar Teklif Ediyormuş Efsanesi
- BİM'de Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
- Giderek Artan Lost Çılgınlığı
- Bir Gün Sahneye Çıkarsam...
- Başlangıç