Bir Saniye Beni Dinler Misiniz? Bir Şey Söyleyeceğim!

Senede Bir Gün

Kategori: Hikaye

Ne kadar az değil mi dostlar? Senede sadece bir gün. Ölesiye sevdiğiniz bir insan var ve onu senede sadece bir kez görebiliyorsunuz. Çok iç acıtıcı. Bu aşkın acısını çekiyordum tam iki senedir. Topu topu iki kez görüşmüştük. Gerçi Allah'ın günü msn'de birbirimize smileyler yolluyorduk, mesajlar atıyorduk ama yüz yüze sadece iki kez görüşebilmiştik. Bir önceki yani ikinci görüşmemizde nasıl da heyecanlıydım, halbuki onun sikinde değildi. Ellerim titriyordu, ince belli bardağı yere düşürüp kırmıştım, o ise bir buçuk litrelik pet şişeyi ağzına dayayıp içmişti. İkinci buluşmamızdı henüz. Anca elini tutabilmiştim, ona karşı duyduğum sevgi aşktan da öteydi, benden bir ben idi o. Sayılı zaman çabuk geçer derler, durumumuzla bir alakası yoktu bu sözün tabii ki ama zaman tıpkı bir saman alevi gibi söndü gitti, bu benzetmenin de fark ettiyseniz durumumuzla bir alakası yoktu. Maksat benzetme yapmak.

Son zamanlarda msn'e de pek girmiyordu, mesajlarıma da cevap atmaz olmuştu. Bir şey mi geldi başına diye eşkillendim. Geleceğinden emindim ama ya unutursa, ya unutmasa bile rahatsız olduğu için gelemezse endişesi kavuruyordu beni. Ne olursa olsun deyip aynı saatten tam 5 dakika önce varmak üzere yola çıktım. Devlerin aşkı bugün yine şahlanacaktı. Evden çıkmadan önce "glzcm bn çıkyrm evdn geç klma olrmu cnm öpldün" diye mesaj attım. Mesaj yollanıyordu, yollandı bilgisini aldıktan sonra yola koyuldum. Her zamanki yerimize gidiyordum, içimde halen sıkıntı vardı. Bu sıkıntımda hiç de haksız değildim ve az sonra sebebini de öğrencektim. Minibüs beklerken bir serseri üstüme gelmeye başladı. Elinde yanmamış bir sigara vardı ve tehlikeli bir şekilde üstüme geliyordu. Kalp atışlarım 180'e çıkmıştı nerdeyse. Yaklaştı yanıma. "Birader ateşin var mı?" dedi. "Yıook" dedim. O kadar ince çıkmıştı ki sesim sanki adam "Birader bir la verir misin ciğerden" demişti bana. Minibüs geldi ve bindim. Biraz kalabalıktı minibüs. Olmaması gereken oldu ve minibüs şoförü en pısırık olarak beni gördü ve "sen gel şuraya otur" dedi. Beni o para kutusunun olduğu yere oturttu. Bir anda minibüsteki sosyal statüm değişmişti, çünkü şimdi artık para alıyor para üstü veriyordum, şoförün sağ koluydum bir nevi. Ama vites atarken şoför götüme değdiriyordu elini. Korktum ben inecem deyip hemen indim. İçimdeki sıkıntı bitmemişti. Ve o anda anladım sıkıntıyı. Fanilamı ters giymiştim. Ense kısmısı normalde yukarıda olduğu için boğazıma doğru çıkmış, boğaz kısmı da arkada kaldığı için iyice aşağıya inmişti. Bu da beni büyük sıkıntıya sokuyordu. Ama bu sıkıntıyla mecburen yaşamak zorundaydım.

Her zaman buluştuğumuz yere yaklaşmıştım. Durdum, üstüme bir çeki düzen verdim. Yavaşça patika yoldan yukarıya doğru çıktım. Her zaman buluştuğumuz yerdeydim. Garson beni tanıyordu. Gülümseyerek yaklaştı. "Ne zaman geçti lan bir sene tssısıs" dedi. "Her zaman içtiğinden mi yine tsss" diye devam etti. "Mümkünse" dedim. Gitti bildiğin çay getirdi. "Şey abi bir de pötibör bulacan mı bir yerden, çayla iyi gidiyor da, banar banar yeriz" dedim. "Romantizmine sokayım ibiş" dedi lakin yine de pisküvütü almaya gitti. Beni severdi. 

Pötibör geldikten sonra baya bir yedim bandım çaya. Ama sevgilim halen ortalıkta yoktu. İçimdeki sıkıntı artmaya başladı. Hem fanila, hem de onun gecikmesi karamsarlığa sokuyordu beni. Bari şu fanilayı halledeyim dedim, kahvenin helasına gittim değiştirmeye ama sıçmaya dalıp unuttum değiştirmeyi. Geri dönerken işletmeci Faruk Abi'yle karşılaştım. "Ooo yine mi geldin aslanım?" dedi. "Aşk be abi" dedim. "Sokayım da kaşk" dedi gülerek enseme vurdu. "Abi bir şey soracam" dedim. "Söyle aslanım." "Abi sen buranın adını neden her zaman buluştuğumuz yer koydun?" dedim. Güldü, gülüşünde bir gizem vardı. "Sen sorasın diye hıhahahah" dedi. Gizem mizem kalmamıştı. 

Yerime döndüm, Güliz'im halen yoktu ortalıkta. Mesaj da atmamıştı. Telefon açayım bari dedim. Ara tuşuna bastım ve sıçmayla korkma arasında bir ruh haliyle beklemeye başladım. "Daaaat....daaaaat...daaaaat....daaaa...efendim."
-Aa Güliz'cim merhaba, peder ben naber.
-Hıı biliyorum numaran yazıyor burda, iyilik senden.
-İyiyim ben de, noldu mesajımı aldın mı?
-Uyuyordum şimdi gördüm.
-Ay aşkım.
-Noldu niye aradın.
-Ama aşkısı, her zaman buluştuğumuz yerdeyim. Senede bir gün demiştik aynı saatte buluşacaktık. Senin hasretinle yanıyorum. Beni ne olur sensiz koma. Hem bak iki saattir bekliyorum, dört çay içtim, bir şey içmeden oturtmuyorlar burada, çayın tanesi 50 kuruş, bir de pötibör söyledim o da burada pahalı 75 kuruş dediler. Hadi aşkım bekliyorum.

Sözlerimden etkilenmişti, buraya geliyordu. Bir saat sonra gelmişti bile, ben arada iki çay daha söylemiştim, hesap gözümde büyüdükçe büyüyordu. Zaten gözümde olmasa bile kağıt üstünde büyüyordu lan. Onu uzaktan gelirken görünce bir anda içimde bir şeyler kıpır kıpır oldu, çocuk gibi sevinmiştim. Ayağa kalktım, koştum ona doğru. Ama sarılamadım, açmadı kollarını adi karı. "Hoşgeldin" diyebildim. Bana bakıyordu, uzun uzun baktı. "Fanilanı ters giymişsin, ayrıca neden fanila giymekte ısrar ediyorsun anlamıyorum." Benimle ilgileniyordu, fanilama göstertidiği ilgiden belliydi. "Ama aşkısı, şimdi terleyince o teri emiyor, normalde o olmasa tüm teri bu gömlek çeker, sonra hasta olursun, skertir adamı, üç beş gün yatakta yat işin yoksa, ölme eşşeğim ölme, skeyim öyle işi ben. Bizim Serkan var, adam artiz, giymiyor içine fanila, geçen bir soğuk yedi, amı götü dağıttı şerefsizim, nah bu çay gibi sıvı sıçtı iki ay, bağırsak mağırsak bir s.k kalmadı ortada. Ağzına sıçıldı kızım ağzına." Ben böyle bir anda şuurumu kaybetmiş ona saçma sapan bir şeyler anlatırken, senede bir gün buluşacağımız aklıma geldi daha mantıklı şeyler konuşalım diye düşündüm.

"Çay mı oralet mi, ama çayı tavsiye ederim, çok iyi hem de ucuz" dedim.
"Çay." dedi. Beni seviyordu, sırf hesap belimi s.kmesin diye çay söylemişti. Sırnaştım hemen.
"Eee aşkısı."
"Ne eesi ulan." dedi. Şaşırdım.
"Ne oldu tatlım."
"Tatlı matlı deme bana."
"Ama aşkım senede bir gün zaten sadece bir gün, bütün gün sevişsek anca 6-7 posta o da en fazla zaten."
"Ulan daha dün buluştuk ya burada, ne bir senesi ne bir günü. Zaten ondan önceki sene de askerdeydin o yüzden bir kere görüştük, götünden romantizm uyduruyorsun. Beni de daralttın, senede bir günmüş, Ediz Hun musun lan sen? Artık burama geldi, bana hiç mutluluk vermiyorsun, bıktım senden. Daha 24 saat olmadı buluşalı sevişeli yaa. Daha dün buluştuk sen ne biçim adammışsın, ne biçim erkeksin sen..."
"Başkası var di mi?" Bu cümleyle onu kalbinden vurmayı hedefliyordum ama tam o sırada geride kalan dört pötibörden birini çayıma banmış, sıcaktan düşecek gibi olan nemli parçayı yakalamak için ağzımı ancuk, belimi kambur yapmışken bunu dediğim için etkilenmedi.
"Evet olacak." dedi. "Böyle giderse olacak."
"Ama aşkım tamam s.keyim senede bir günü, zaten s.kerdim öyle aşkın ızdırabını ben, senede bir gün aşk mı olur tıssısısı. Napcam diğer 364 gün tssısısı, alemmiş bunlar ya. Düşünsene 364 gün elisabeth, sonra bir gün fiki miki tısısısı mantık işi mi allah aşkına Güliz'ciğim." Sessizce içliyordu beni, gözlerinde hayal kırıklığı vardı. Devam ettim.
"Ya haklısın tamam ama bari haftada bir gün yapalım şu işi be yavrum be, hay gözünü seveyim hadi, tamam günde bir kere değil, haftada bir kez. Ya da şöyle diyelim haftada bir gece 4 posta. Nasıl?"

Ayağa kalktı "Ben senden sevgi bekliyorum" dedi ve ağlayarak uzaklaştı. Kalbini kırmıştım ama o da beni kırmıştı bu son yaptığı hareketle. Hesabı ödedim. Peşinden koştum. Ama benden daha anteramanlıydı. Ben bir de 7 çay içtiğim için dalaklandım. Öyle güç bela evine ulaştım. Kapısını çaldım. "Kim o?" dedi. "Benim aç kapıyı, sen de beni kırdın sana diyeceklerim var ne olur aç" dedim. Açtı kapıyı. Halen bir umut, bir sevgi karşılığı vardı gözlerinde. 

"Bak Güliz, adilik yapıyorsun. İki çay içtin bir tane de pötibör yedin, babanın enayisi mi var karşında, çaylar senin toplam 1 lira, bir pötibör de hediyem olsun, ver 1 lirayı" dedim. On lira verdi, ağlayarak kapadı kapıyı. Kısa günün karı dedim, nerden baksan 9 lira kârdaydım.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

16:27 - 17/3/2007 - yorum yaz


:)

gerçekten süper yazılar. çoğunu okudum, az kaldı. hırs yaptım hepsini bitiricem. ama okurken, yorumlara da bir göz atıyorum. bazı sığırlar, ota boka herşeye umut sarıkaya yaftalaması yapıyorlar. yazık günah lan. adam sizden zekiyse, yaratıcı ve ağzı laf yapıyorsa bu kadarda bok atmayın. hadi öyle görüyorsunuz okumayın bari mınakoyim. ama malum memleketimizde, her detay içeren mizah anlayışı umut sarıkaya'ya bağlanır oldu. gerçi bunu yapan entellektüel sığırlar bolca mevcut. eline her uykusuz, penguen alan, uzun ve yağlı saçı olup da eli s.kinde gezen herkes eleştirmen ya neyse.

bunu yapan kişiler, bazı şeyleri tespit ederken, zihinsel yetersizlik yaşadıkları için önlerine hazır olarak sunulmuş bu kalıbı, kullanmayı tercih ediyorlar. neticede onlarda haklı, zeka sonradan kazanılan bir şey değil. sen takma küskene peder diyesim var ama zaten takmayacağını biliyorum. emeğe saygı, +rep.

Dogus - 2009-07-18 20:55:34 - 2009-07-18 20:55:34


Konu?

Her insan gibi, azıcık deli, azıcık küfürbaz, azıcık pislik...

Her insan gibi; bayağı jargonlar, alt kültürler, toplumuzun zavallılığını hikaye, deneme ya da belki masal kılığına sokmaya çalışarak, 3-5 alkoliğe meze tadında, ya da mastürbasyon sonrası tuvalette b.k gibi mizah dergilerinin arasında kıvrılan iğrenç ötesi yazıların bence hiçbirşey.

Hoş, yine de okuyorum. Sanatsal bir tad aldığım söylenemez ama; en azından bir çok tenekesi kuyruğuna bağlanmış hayranları olduğu için, ıkınarak, sıkılarak okumaya çalışıyorum. Belki zihnimde "meşhur" papazın kitle tarafından kabul görülmesi sonucu olarak yazılardan yönlendirmeli bir ne'şe duyduğum söylenebilir.

Ama şu kadarını diyebilirim ki; insanlar beyinlerinde, korkularında, acılarında, duygularında, rü'yâlarında sürekli ve sürekli iğrenç hâllerle muhattap oluyorlar. İçten içte...
Gizli gizli..

Pek çok kişi rahatsız olduğu durumları sırf bazıları takdir etsin diye pek kurcalamaz. Hep gizli, hep utanılacak şeydir o.

Ve bu insanlar, bu kadar anlamsız ve kadar karamsar bir dünya boyutu içinde...

Herşey iyi, güzel de artık küfür, hakaret, aşağlama, argo, tabu vb. şeyler olmadan da güzel şeyler yazılsa?

Ama yok, salataya hıyar katmadınız mı o salatadan bir nane olmaz. Bundandır ki en saygın görünen sözde yazarlar, denemeciler de, zamanı geldiğinde şerefsizliğin evine şöyle bir göz atıyorlar, malzeme dileniyorlar.

Diyeceğim; ne adın, kimliğin, yaptığın iş ya da ilgilendiğin gereksizlikler -şahsen- beni ilgilendirmiyor.. Sana ne bir hasımlığım ne de bir kinim var.
Seninle hiçbir ortamda tanışmadık, yarışmadık, rant kavgamız olmadı.

Dışarıdan görünen bir birey olarak diyebilirim ki, edebiyatın altın yıldızı sevgili ûstad Necip Fazıl Kısakürek'in "vasiyet-i name"sini okuman, tez zamanda genç yaşında daha hayırlı işlere yönelmen, var ise zekanı bu tür saçmalıklar ile ispatlamak yerine, ilim irfan bazında değerlendirmelerde bulunman..

Dine, insanlara, topluma, kişilere, cinsiyetlere, seçeneklere, kültüre, tabakaya bu kadar darbe yapan bir kişinin değerimdeki gözü, Sultan Ahmet camii'sindeki gariban güvercin kadardır.

Diyeceğim; aklını başına sabitle, daha farklı noktalarda kendini yücelt.

Her zavallının yaptığı gibi, küfrü, toplumun rantını garantilemiş komik, bel altı, Cem Yılmaz özentiliği mahalle konuşmalarını, bel altı şakalarını bırak.

Sözlük, zart, zurt... Bunlar adam olmak için övünmek için yeterli şeyler değil.

Umarım birgün, bir zaman gerçek ışığı görebilir, gözlerini ovup tekrar kamaştırıcı ışığa koşabilirsin.

Hayırlı günler.

--- 20 Eylül 2008 Cumartesi

the.volatile [at] gmail [dot] com

VoLaTiLe - 2008-09-20 06:31:47 - 2008-09-20 06:31:47


PİNTİ PEDER

Süpersin peder indirim kampanyana koptuk (haftada 1 gece 4 posta:)))kdv dahil mi? kıza masraf açma:)))

kobra_34 - 2008-06-10 18:47:18 - 2008-06-10 18:47:18


waow

hocam bi tek bu deil hepsi süper ya okuya okuya koptum yaf yürü bee :D harbiden yha helal olsn herkese okutucam bunları 1 numarasn !!!!

isimsiz - 2008-04-12 22:23:31 - 2008-04-12 22:23:31


takey

ya bosverın umut sarıkaya alıntısıymıs falan hıkaye super mı super akıcılık yaratıcılık hersy var okurken de altına zıcıyosun zaten daha ne olsun herkese yaydım lost cılgınlıgı gıbı okutcam herkese bu yazıları

kazım - 2008-03-08 01:06:15 - 2008-03-08 01:06:15


...

neyi düşünüyorsam 1 saattir...güzel yazı desem çok basit kaçıcak diyorum ama yazar olan sensin zaten...güzel yazı.

yağmurdaıslanankazak - 2007-11-19 02:47:28 - 2007-11-19 02:47:28


u.s

bir umut sarıkaya şaheseri daha.


yanıt: bu iftiranı silmiyorum, hazımsızlık olarak addedilmemesi dileğime binaen. bu iftiranı dayandıracak bir delil sunmanın istiyorum tüm bunlara rağmen. çünkü çirkin bir iftira, her iftiranın olduğu kadar.

Düzenleyen pederzickler gün: 29/6/2007 saat: 12:36

höst - 2007-06-28 21:04:33 - 2007-06-28 21:04:33


peder

birebir nereden ulaşabiliriz kendisine acaba ? peder ?


yanıt: hep buradayım. profil kısmında mail adresi de var. artık yorumlara cevap yazıyorum.

Düzenleyen pederzickler gün: 29/6/2007 saat: 12:36

merve - 2007-06-28 20:24:50 - 2007-06-28 20:24:50


kârdayım! :D

peder bombasın yahu!

bi hayran kazandırdım sana geçen gün ztn :D

bi de senden "öğle yemeklerine 187 tane kızla giden kız tipi" ya da "hesap gelince gökyüzünü inceleyen kadın modeli" türü başlıklar bekliyoruz! :) :)

b r k - 2007-05-31 23:32:08 - 2007-05-31 23:32:08


guzel yazı guzel isim

hikaye iyi de hikayedeki isim de ne güzel di mi guliz çok şairane bir isim bilmem farkettiniz mi.

isimsiz - 2007-04-23 22:51:11 - 2007-04-23 22:51:11


ne diyem

iyimiş .
yazmış olmak için yazdım vallahi . yaratıcı adamsın vesselam

yagsinyagmurlar - 2007-04-17 19:30:06 - 2007-04-17 19:30:06


helal yaww

sapka cıkartıyorum.saygım sonsuz:)

gskaran99 - 2007-03-28 18:27:23 - 2007-03-28 18:27:23


selam peder

sevgili peder, gene parçalamışsın edebiyatını helal olsun, çok güzel bir hikaye. gündelik hayatta çok güzel yakalıyorsun ayrıntıları. o değil de, 10696147 nolu entryniz için ayrıca tesekkürler, haddini bilmeyen seviyesize çok süper ayar vermişsiniz. ama herifte utanma yok o ayrı mesele tabi.
kendine iyi bak sevgili peder. kisses :))

robinsoncrusoe - 2007-03-27 10:44:46 - 2007-03-27 10:44:46


Hastasıyım

Ailece tapıyoruz sana peder, ammavelakin bunu sevemedim, varsın olsun, gönüllerimizde bir numarasın daimi surette

jukii - 2007-03-25 13:26:15 - 2007-03-25 13:26:15


Para pu$ta yakı$ır Bize d0st Lazım

aTom'da okumu$tum..harika bi yazı ama dumur oLuyo insan sonunda :d

Bir Dost =) - 2007-03-21 15:57:57 - 2007-03-21 15:57:57


PÖTİBÖR ACISI

Peder yine yardın beni, merakla bekliyoruz aynen devam...

cremotorium - 2007-03-19 23:28:33 - 2007-03-19 23:28:33


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın absürd penceresine hoşgeldiniz.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Ben de Bloggerim
Reşat Çalışlar
Kategoriler
Son Yazılar
- "Ben Minik Zavalı Bir Sözlük Yazarıyım" dedi
- Kedi Kadın
- Kumru
- Uzun Ara
- Evliya
- İki Yüzsüz Çocuk
- Dövüş Lokali
- Senede Bir Gün
- Gerçek Aşk
- Her Canlı Dürümü Tadacaktır
- İçimde Bir Uktedir Fasulye ve Nohut Deneyi
- Bir Dinlenme Tesisi Dramı
- Gofret Bir Milyon
- Sevmiyorum Piknikleri
- Otobüs Yolculuğu
- Eğlenirken Dikkatli Olmak Lazım
- Almayayım Jack Bauer'i Ayağımın Altına
- Kapitalizm ve Komünizm
- Saygı Duyulması Gereken Hayvanlar
- Kızlar Teklif Ediyormuş Efsanesi
- BİM'de Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
- Giderek Artan Lost Çılgınlığı
- Bir Gün Sahneye Çıkarsam...
- Başlangıç