Sinek boka konar

Mouse’u tutan elimin bağlı olduğu kolun iyiden iyiye ebesi skilmişti. Sanki o omuzum havada tutmaya çalışılmaktan ayrı bir organizmaya dönüşmüştü. Mal mal ekrana bakarken onun sesini duydum. “Vızz” dedi yanımdan geçti. Açık olan pencereden içeri girmiş herhal diye düşündüm. Fazla kafaya takmadım zira o da her salak sinek gibi az sonra cama yapışıp, beş santim yanındaki açık pencereden dışarı çıkmayı akıl edemeyecek ve “Abi kurtarın abi nolur kurtarın açın camları anamı skiyorlar açın abi camı” diye cama vurup vurup duracaktı. Ben de her zaman olduğu gibi sinirlenip küfredecek, yastıkla dışarıya atacaktım. Ve bu gerizekalı da yastığa dua etmeyip kendi aklına şükredecekti.

 

“Ulan iyi ki sinek değilmişim” diye halime şükrettim. Gerçi sinekten de çok farklı bir yanım yoktu. Domuz gribi bitti anasını satayım, şimdi batı çalışma grubu mu ne öyle bir virüs çıktı. Anti bakteriyel sıvı sürmekten elime sineğe döndüm şerefsizim. Paso sinsi sinsi el ovuşturuyorum.

 

Tüm bunları düşünürken, o şerefsiz sinek geldi monitörün üstüne kondu. Adeta bir Ersin gibi ne yazdığıma bakıyordu. Ben de o sırada bir hatunla yazışıyordum, tam “yala…” diyordum. Rahatsız oldum sineğin bakmasından. “Çekilsene lan” dedim ittirdim eliyle. Anayıskii diye kaçıştı. Hemen kelimemin sonunu tamamladım. “n” yi ekledim. Aslında şaka olsun diye sanki hiç sevişmek aklında olmayan birini oynuyordum. Sonra çatır çatır sevişecektim de hani flört olsun, ısınalım biraz diye “yalan” diyecektim. Amına kodumun sineği yüzünden hatun sonunu getiremediğim kelimeyi yala! olarak anladı. Bloklamış beni orspu.

 

Sonra başka bir hatun online oldu. O da bana karşı boş değildi. Hemen titreşim yolladım. Sonra da gülücük attım. Maksadım bak sevişirken de böyle titreyip güleceksin demekti. Anlamadı gerizekalı o da geri titreştirdi. İçim bir hoş oldu. Nasıl muhabbet açayım da işi sevişmeye getireyim diye düşünürken aklıma soy soptan muhabbet açmak geldi. Tam “soyunuz nereye dayanıyor” diyecekken sinek omzuma kondu bu sefer. “Soyun…” dedim öyle kaldım. “Vaay taş hatunmuş” der gibi bakıyordu şerefsiz.  Sola doğru esselamüaleykümverahmetullah deyip sineğe döndüm. “Sana ne lan yavşak!” dedim.

 

Sinirlendi. Ellerini ovuşturup bana hareket çekti. “Sen anca otuzbire durursun” demekti bu. Ağırıma gitti ağlamaya başladım. Meğerse o sırada hatun da gerçekten kamerayı açmış, dediğimden çok tahrik olmuş hemen soyunmuş. Beni öyle ağlıyor görünce, üstüne çarşaf attı. “Ben namusluyum” aslında dedi. “İstersen evlenebiliriz. Öyle soyunurum” dedi.

 

“Biraz aralasana çarşafı” dedim. Azıcık araladı memesinin ucuna kadar. “Hmm iyiymiş” diyecektim ki onun kamerasına kondu aynı sinek. “Ulan oraya nasıl gittin” dedim. Sinek sırıttı. Ellerini ovuşturdu, hem de bana yazıyordu msn’den. “al şimdi çek otuzbirini yavşakkk” dedi. Arkada hatun soyunmuş, bir şeyler yapıyordu ama şerefsiz sinek yüzünden göremiyordum. “olum Allah aşkına çekil lan, nolur lan” diye yalvardım ama dinlemedi bile.

 

Bari hayal edeyim deyip gözümü kapadım. Gözümü kapadığım an Ramiz dayı belirdi gözümün önünde.

 

“Sinek asla sinek değildir yeğen” dedi.

“Ya nedir dayı?” dedim.

“Sinek varsa, sinek yoktur”

“Ne diyorsun dayı sktir git de hatunu düşüneyim”

“Sinek hatundur, boka basmakla bok olunmaz, bokunu deşen okunu deşer, okuna bakan bokuyla oynar, bokuyla oynayan encüment üyesi ağzına sıçar”

 

Dayı hayvanca aforizma üretiyordu. Gözlerimi açmak istedim ama açamadım. Dayıdan kaçmak için pencereden atladım ve uçmaya başladım. Gözlerimi açtım baktım dayı da kanatlanmış peşimden geliyor. Deli gibi kanat çırpıyor ve aforizma üretiyordu. “Uçarak kaçmak kuşa mahsustur. Kuş olmayanı puşt sker. Puştun dölü kuşa bedel. Al sana bok” dedi ve tepeme tüneyip martı gibi sçtı ağzıma.

 

Havada güvercin gibi takla atıp dayıyı aşağıya attım ve pike yapıp süzüldüm bir elektrik teline kondum. Yanıma bir güvercin kondu. “ğğğurrk” yaptı. “Ne ğğurku lan sevişmek mi istiyorsun karnın mı aç canın mı sıkıldı? Her boka gurk” dedim. Çenemden tuttu. “Adam olan lan milletin önünde tartışma benle” dedi. Acayip tırstım.

 

Tam o esnada sarsılarak uyandım. Sarsılarak boşalmayı planlarken bu çok üzücü bir durum olmuştu. Msn’e baktım. Kimse online değildi. Derken sinek oturum açtı. Hemen de webcam davetiyesi yolladı. Açtım. Halen el ovuşturuyordu. “dur üstüme rahat bir şeyler alıyorum” deyip kayboldu. İki dakika sonra yanımda belirdi. “Sineği belini incitmeden skene manda boku tırıs gelir” dedi. “ulan dayı, sen miydin o” dedim. Sinek dayı çıktı. “herhalde lan kamil” dedi. Yüzümü şefkatle okşadı. Yüzümü okşadığı yerleri sevdim.

 

Dayı yüzümü okşadıktan sonra hızla pencereye gidip cama çarptı. Aforizma üreterek camda çırpınıyordu. “Buraya cam koyanın ebesine cam girer. Hiçbir çam cama dönmez” diyordu. “Ulan dayı da olsan sinek sinektir” deyip yastıkla kovaladım dışarıya.

 

Dışarıya çıktı. Dönüp bir kere bana baktı. “Biliyor musun yeğen. Yüzünü okşadım ya. Daha iki dakika önce bir manda bokundan doğmuştum.” Dedi.

 

İki haftadır yüzümü keseliyorum, şerefsiz koku halen çıkmadı yanağımdan.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !